© 2018 by Sinem Taş

‘’Benim kalbimin cinsiyeti yok. Bir kadına da aşık olabilirim. Bir erkeğe de...’’ diyor Jean.

Kendisi Fransız. 56 yaşında. 20 sene süren evliliğini artık yürütemediğini anladığında boşanma süreci başlıyor. Bu evliliğinden 3 çocuğu var. O dönemde toplumun tutucu olduğunun altını çizerek ‘’Cinsel yönelimlerimizi rahatça açıklayamıyor, içimizden geldiğince yaşayamıyorduk’’ diye ekliyor.

Boşandığı dönemin sıkıntılı günlerini anlatırken ‘’En zor kısmı çocuklarımdı.’’ diyor. ‘’Babalarının biseksüel olduğunu kabul etmekte ve bunu arkadaşlarına, çevrelerine söylemekte çok zorlandılar.’’

‘’Şuan tüm aile cinsel yönelimimi biliyor. Zamanla herkes durumu kabullendi. Ama bunu çok fazla göz önünde yaşamamam şartıyla... Yani el ele tutuşmamak gibi. Dolayısıyla, bir sorun yok. Şuan tek sorun evimdeki bozuk su borusu’’ diyor gülerek.

Jean aslında kızının da eşcinsel olduğunu ama bunu açıkça dile getirmekten kaçındığını söylüyor. ‘’Çünkü kızım toplumda rahat edeceğini düşünmüyor. Onun için bunu açıkça söylemenin kolay olmadığını biliyorum’’ diyor.

Fas’ta eşcinsel ilişki yasak. Marakeş şehrinde tanıştığım Jean Avrupalı turist eşcinsellerin ülkede sorun yaşamadığını ama Faslı eşcinsellerin para ya da hapis cezasına çarptırıldıklarını ve kötü muamelelere maruz kaldıklarını söylüyor ve ekliyor:

‘’Kendimiz olmaktan başka çaremiz yok. Olduğumuzdan daha feminen, ya da olduğumuzdan daha maskulen olmamıza gerek yok. Doğal olmamız yeterli, olduğumuz gibi... Biz kendimizi olduğumuz gibi kabul ettiğimizde, arkadaşlarımız, ailemiz, dostlarımız herkes bizi olduğumuz gibi kabul edecek.’’

Okuyucuya Not: Jean biseksüel, yani her iki cinse ilgi duyuyor. Ancak, daha çok erkeklerle olan ilişkilerinin kabulü bakımından sorun yaşadığından yönelimin bu boyutu üzerinde durulmuştur.