© 2018 by Sinem Taş

‘İnsan adıyla yaşar’ derler. Kişinin adı onun hayat yolunu  ve ruhsal özelliklerini belirlermiş.


Adı ‘Cennet’, ama Cane derler adına. Cane Nene, zamanında bir çok yetime, öksüze, tanıdığı tanımadığı çok insana kapısını açmış, kol kanaat germiş, çok karın doyurmuş. ‘Böyle şeyler söylenmez’ diye pek anlatmak istemiyor ama derler ki köye ne zaman bir yabancı, gezgin ya da kimsesiz biri gelse, herkes Cane Nene’nin kapısını gösterirmiş.


‘’İçeri alırdım, karnını doyururdum, yatağını ederdim, derdini çekerdim. Sonra çeker giderlerdi.’’ diyor Cane Nene. 
‘’Birgün birisi geldi çıplak. Ayakları yalın geziyor. Deli Hacı diyorlar. Daha o zaman çocuklarımız yoktu. Dışarıda çadırda yatıyorduk. Ona ufak bi yer verdik, çadırın içinde yatıyor.  Biz de öteki bölümde yatıyoruz. Bir kafamı kaldırdım ki ‘cırrrrrrr cırrrrrrrrrr’ ses geliyor, yatakları yırtıyor. ‘’Mıstık Mıstık’’ diye kocama seslendim. Kocam uyandı, dedi. ‘’Korkma, yatağındadır.’’ Dedim ‘’Ben korkmuyorum ama yataklar gitti. Yırtıyor yatakları.’’


Hemen kalktık yanına gittik. Kocam dedi ‘’Hacı, sen ne yapıyorsun?’’. ‘’Dikiyorum, dikiyorum.’’ dedi. Delidir ya, ondan. Ne yorganın yüzü kalmış ne döşek kalmış. Hepsini lime lime yırtmış. Sabah kalktı yemeğini yedirdim, gene çekti gitti.’’
‘’Neden tanımadığın insanlar için bunu yapıyorsun?’’ diye soruyorum.  ‘’Ya işte... ‘’ diyor utana sıkıla ‘’Benim annem de öyleydi kurban. Annem de çok yetime, öksüze evini açmış, çok yardım etmiştir.’’


 ‘’Tışt Na’’ der Cane Nene sık sık. Yani onun deyimiyle ‘’Bir şey olmaz. Kap düşer kırılır bir şey olmaz. O böyle eder bir şey olmaz.. Her şey gelir geçer, bir şey olmaz..’’ Elini havaya kaldırıyor ve ‘’Tışt Na kurban’’ diyor ‘’Tışt Na.’’