© 2018 by Sinem Taş

‘’Komşumuza misafirliğe gelen bir adamın cinsel istismarına uğradığımda beş yaşındaydım. Ama beni en çok yaralayan bu durum karşısında ailemin tacizciyi değil beni suçlaması oldu. Annemin ‘senin burada ne işin var’ diyerek beni dövdüğünü hatırlıyorum.’’


O gün orada başlayan döngü daha sonra devam etmiş ve Khadija hayatı boyunca çıkan herhangi bir tartışmada ailesi ya da hayatındaki kişiler tarafından genellikle hatalı olmakla suçlanmıştı.


Khadija Moritanya’lı bir baba ve Fas’lı bir annenin çocuğu olarak Fas’ın Tan-Tan şehrinde dünyaya geldi. Henüz 18 aylık bir bebekken sol gözüne giren cam parçası yüzünden görme yetisini yitirmiş ve buz mavisi renge bürünen gözü mavi yerküreyi andıran bir şekil almıştı. Ne var ki bu durum bir çok zorluğu da beraberinde getirecekti.


‘’O olaydan sonra uzun süre erkeklerden nefret eder oldum. Hiç kimseyi istemedim. Ama bir süre sonra etrafta çocuklarıyla birlikte gezen aileleri, parkta oynayan çocukları gördüğümde ben de anne olmak istediğimi fark ettim. Mutlu bir yuvam olsun istedim ama mutsuz bir evliliğin içerisine düştüm. Evliydim ama yalnızdım. Gözümden ötürü eşim benden utanıyor, benimle dışarı çıkmıyordu. O dışarı çıkarken ben evde yalnız kalıyordum. Altı sene dayandım. Artık hiçbir şey hissetmez olmuştum. Koku alma duyumu bile yitirmiştim. Boşandığımda hayatımı geri aldım. Özgürlüğümü kazandım.’’


 ‘’Ama Fas’ta boşanmış olan kadına iyi gözle bakılmıyor.  Bu yüzden başka ülkeye gitmeyi bile düşündüm. Çünkü ben bununla aynı fikirde değilim. Kadın erkek eşitliğine inanıyorum. Mesela işten eve geç geldiğimde, komşular benim işten geliyor olduğumu düşünmüyorlar. Sanki ben kötü bir şeyler yapıyormuşum da, oradan geliyormuşum gibi düşünüyorlar. Bunu anlayabiliyorum. Ya da bir erkekle tanışıp görüşmeye başladığımda o kişi beni ‘boşanmış kadın’ olarak görüyor ve beni dilediği gibi kullanabileceğini düşünüyor.’’


Khadija çalıştığı yerde temizlik, bahçe bakımı ve mutfak işleri gibi bir çok işi yapıyor. Günlük kazancı oldukça az. Onu hamamda yalnız yıkanan yaşlı bir kadına yardım ederken, saçını kestirecek parası olmayan güvenlik görevlisine zorla para vermeye çalışırken ya da sokaktaki aç insanlara yiyecek alırken görünce sormadan edemiyorum. ‘’Bu nasıl mümkün? Onca şeye rağmen nasıl bu kadar iyi kalabiliyorsun?’’


Aldığım yanıt oldukça basit ‘’Çünkü, insan olmak bunu gerektirir.’’